5 Aralık 2009 Cumartesi

Hagi-Alex-İstatistik

extensor yine harika bir yazı yazmış, etine buduna dokunmadan yazıyı veriyorum.
Teşekkürler...
Bizim, genç spor basınımızın... En alay ettiği, en küçük gördüğü konudur bu kıyaslama.
"Yahu şunu da, şununla kıyaslamayın be" derler sürekli olarak. Yada "Bir bu kalmıştı kıyaslamadığınız" derler.
Ve birde şeyle alay ederler... 'O onla yan yana oynar mı?' muhabbetleriyle...

Bu, genç spor yazarlarımızın nedense hepsinde olan yegâne olgulardan 2'sidir.
Neden bilmiyorum.
Bu ikisi şiddetle yapılmamalı diye bu adamların aklına bu alay malzemesini kim sokmuş onu da bilmiyorum.

Hep şey diyorlar. “Onla o kıyaslanmaz çünkü aynı mevkii değil.”
Hayır, hâlbuki kıyas her şeyde var olabilir...
Atıyorum dersin, “Servet o kadar güçlü bir adam ki 2008 vücut geliştirme şampiyonu Dexter Jackson'unu bile yerle bir edebilir.”

Bak, 'güç' olgusu olarak iki alakasız sporcuyu kıyasladım.
Bırak mevkiiyi.

Veya dersin ki "Rüştü bile daha çeviktir şu Nobre'den" "Bir de santrafor olacak..." Bak santrafor ile kaleciyi bile kıyasladım. Çeviklik yönünden kıyasladım.
Veya dersin ki "Ernst ön libero haliyle daha iyi hücum bilgisine sahiptir Tabata'dan."
Bak oyun bilgilerini, hücum bilgilerini kıyasladım.

Kıyaslarsın yani... Her şeyi herhangi bir yönüyle her şeyle kıyaslayabilirsin.

Ve tabi ki sorabilirsin “Tümer, Sergen yan yana oynar mı?” diye.
Bunda anlaşılmayacak ne var?
‘Tümer ve Sergen gibi iki savunması vasat adamı Beşiktaş ortasahası taşıyabilir mi?’ diye tabi ki düşünürsün, yorum yapabilirsin.

Ve taşır da bazen.
Skibbe öyle bir şey yapmıştır mesela.
Kewell-Lincoln-Arda yan yana koymuştur.
Hem de yakınlaştıkça bu adamlar birbirine… Büyücü gibi olmuşlardır.
Aksine uzaklaşırsa bozuluyordur iş Galatasaray adına.
Yani Skibbe 2 değil 3 savunması vasat adamı kullanabiliyordu. Ortasahayı kaybetmeden!

Neyse
Bunlar benim anlamadığım, herkesin mütemadiyen alay ettiği iki olgudur.
---------------------------------------------------------------------------------

Geçelim…
Şimdi Hagi ile Alex'i kıyaslayacağım ki çok kanıma dokunur…
Alex'in Hagi'den büyük olduğunu söylemeye çalışan cahiller yada yalakalar vardır her yerde.
Bir futbolsever olarak kanıma dokunur. Galatasaraylılıkla ilgisi yok.

Şimdi efendim bu cahiller ordusu diyor ki.
“Efendim Alex Hagi'den daha çok gol atmış, daha çok asist yapmış...” Eee? “Eeesi o zaman Alex daha yararlı, Alex daha büyük”

Hadi ulan oradan!

-------------------------------------------------------------------------------
Evet... Peki, soralım o zaman, şu İstatistik dediğin şey… Hagi 2-3 kişinin arasından çıkıp füzeyi attığında rakibinde yaratan korkuyu da yazar mı?
Kaleci Adnan’nın Hagi korkusundan elinden kaçırdığı topu yazar mı?
Hagi’nin takım arkadaşlarını nasıl motive ettiğini? Hagi’nin Mallorca maçını hiç gol atmadan, asist yapmadan müthiş bir keskin zeka ile nasıl aldığını yazar mı? Hagi’nin Franco’nun aşırtma eksiğini gördüğünü ve arkadaşlarına bunu anlattığını yazar mı?

İstatistik, Hagi’nin Real Madrid maçını yine hiç gol atmadan asist yapmadan, nasıl 0-2’den 3-2’ye çevirdiğini yazar mı? 2. yarıya çıkarken alelade uyuşuk uyuşuk ayakkabısını bağlayan Hasan Şaş’a hışımla attığı o tekmeyi yazar mı? O Hasan’ın sonra o Madrid’i neye çevirdiğini yazar mı?
İstatistik, Galatasaray’ın ayakları titremeden, korkmadan nasıl Arsenal karşısında Hagi’nin çalımları sayesinde durabildiğini yazar mı?
Hagi Parlour’u, Dixon’u alay eder gibi çalımlamasaydı? Sen inanabiliyor musun? Rizespor maçında bile heyecanını dizginleyemeyen Hakan’ın o penaltıyı atabileceğine? Dahası başarının b’sini görmemiş takımın o gün kazanacağına inanabilmesine! Sen inanıyor musun? Siktir et istatistik yalanını!

--------------------------------------------------------------------------------

1- Alex geldiği yıldan bu yana... Ya 4-4-1-1'in forvet arkasında, ya 4-2-3-1'in forvet arkasında, ya da en fazla 4-3-1-2'nin forvet arkasında oynayabilmiştir.

Neden? Çünkü Alex tek yönlüdür. Tek şeyi bilir. Hücum. Bilmediği ve çok önemli olan bir şey vardır. Savunma!
O sebeple Alex'i iki forvet arkasında pek kullanamazsınız.
Şu istisna hariç!
4-3-1-2'de arkasında Aurelio - Appiah - Tuncay gibi inanılmaz bir üçlü varsa, işte o zaman kendisini taşıyabilirsiniz.
Onun dışında size muhtaçtır, sizin onu savunmanıza muhtaçtır.

2- Hagi böyle değildir. Hagi iki şeyi de bilir. Hem savunma, hem hücumu bilir.
Hagi sağ kanat oynar, sol kanat oynar, forvet arkası oynar, göbeğe geçip Tugay'lık, Xavi'lik yapabilir, Alex gibi forvet arkası oynayabilir.

Hagi Pazar maçında Samsunspor’a karşı Xavi’lik yapıp kendini dinlendirebilir. Çarşamba maçında çıkıp serbest rolde oynayıp Bilbao’yu yıkabilir.

Yani Hagi Alex'in yapamadığı birçok şeyi yapabilir.

Futbol deyimiyle Hagi komple ortasahadır. Alex ise Trequartista’dır.
Son on yılda Alex tipi futbolcuların ömrü tükenmiştir. Ancak Alex gibi çok özel olanların hâlâ futbol sahnesinde olduğunu görürüz.
Del Piero, Totti, Alex nadir örneklerden bir kaçıdır.

Trequartista'yı… Bu kavramı biraz araştırırsanız karşınıza ‘mental güç’ çıkar.
Mental güç; oyuncunun hangi pozisyonda nerede duracağını bilmesi, nasıl, nereye vuracağını bilmesi ve vuruken soğukkanlı olmayı başarabilmesidir.
Mental gücü olmalıdır bu adamın. Ve tabi teknik kabiliyeti de... Fiziksel gücü olmasa da olur.

Bu Trequartista'ya Türkçe isim koyalım yazının bu kısmından sonra.
Bu Trequartista'nın adı olsun istatistik.

Zira istatistik oyuncularıdır bunlar.
Bunlara dersin ki sen sadece istatistik yap, gerisini bize bırak. Yani sen sadece tabelayı, scoreboard'ı değiştir. Biz seni koruruz.

Budur. Ve işte bizim yaptığımız da şudur.
Bir istatistik uzmanıyla komple bir Eğitim Bilimleri profesörünü sadece İstatistik üzerinden karşılaştırmaktır.
Yani bu biraz kahpeliktir.

Bilirsiniz... Eğitim Bilimleri konusunda profesör olmuş biri, İktisat'ta bilir, Muhasebe'de, İşletme'de, Hukuk'ta bilir ve İstatistik'te bilir. Yani Hagi gibidir, ortasahanın her yerinde nasıl oynanması gerektiğini bilir.

Bir İstatistik hocası ise sadece istatistik bilir.
Geç Hukuk anlat dersen oturur ağlar.
İşte Aragones “4-4-2'de Selçuk'un yanında oyna, ortasahayı tut” dediğinde Alex'in ağladığı gibi.

Fakat Hagi ağlamazdı. Profesördü çünkü bilirdi işi. Ümit Aktan ağabey boşa mı söylemiş sandın bu lakabı?

------------------------------------------------------------------------------------
Şimdi bir de kahpelik bu boyuttayken, şunu da düşünmek lazım.
Ulan Tugay Galatasaray'da kalsaydı da...
İlie gittikten sonra Arif hiç olmasaydı!
Hagi de bir second striker, bir Trequartista olsaydı her daim...
O zaman ne yapardı bu adam bu istatistiklerini?

Yani kafayı İstitistiğe takıpta diğer dersleri biraz öteleseydi. O zaman ne kadar iyi bilirdi, yapardı bu İstatistiği?

Bakın! Ben ne diyorum. Rüştü ile Nobre'yi kıyaslarken diyorum ki. ‘Çeviklik başlığı altında’
Ferrari ile Bobo'yu kıyaslarken gol atma başarısı altında kıyaslıyor muyum?
Böyle kahpe kıyas mı olur?

Ama fanatik körler göz göre göre bunu yapıyor işte. Benim canımı sıkarak...

Ya cahiller, ya kahpelik ediyorlar ötesi yok.
Yada Emre Belezoğlu gibiler. Onu da tanımlamaya gerek yok.
Hani demiş ya kendileri… “İstatistiklere bakılırsa Alex, Hagi'den daha büyük oyuncu” diye.
Ulan böyle yalakalık var mı yahu?
Böyle yalamalık var mı peki?
O adam senin kramponlarını bağladı sana birçok şey öğretti böyle kahpelik var mı?

------------------------------------------------------------------------------

Ömer Aşık'ta Emre Belezoğlu'ndan daha çok basket atmış. Demek ki Ömer Aşık Emre Belozoğlu'ndan daha iyi sporcu.
Olur mu?
Böyle adama olur gerçi.

Yahu Alex… Affetsin beni dalında uzmandır... Bir ordu düşünün. Ordunun en iyi okçusudur. Esas okçu da Alex'tir zaten. Savunması yoktur sadece 'ok' atar sonuca kilitlenir. Güiza ise hâlbuki çok büyük savunmacıdır.
Yani Alex’e kalkan vermezsin sen. O ordunun en kral okçusu olur, en kral topçusu falan olur.
Fakat Hagi o ordu da general olur, komutan olur.
Ordunun en iyi okuçusuyla, ordunun generalini hangisi iyi 'ok' atıyor başlığıyla kıyaslayabilirsin. Ama hangisi daha iyi asker diyemezsin.

Hiç genarelle, okçu kıyaslanır mı lan?
Hiç profesörle, öğretmen kıyaslanır mı?

Acur musun?

(acur: hıyar, kabak arası... Sebze(?)

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder