Beşiktaş Rüştü ve Hakan'ın sakatlanmasıyla 2 maç 3.kaleci Korcan ellerine bakmıştı. Gözle görülür kötü bir performansı da yoktu -ki Manisa maçında yaptığı kalecinin değil ona top atan defansın hatasıdır bence- aslında ama kaleye Hoffeinhem'ın yedek kalecisi Ramazan'ı aldılar. Ramazan da geçen sezonun başında takımının 1. kalecisiydi ama yediği hatalı goller nedeniyle Valencia'dan almışlardı Hildebrand'ı. Zaten o günden bugüne formayı da alamadı.
Avrupa'da ki örneklere bakalım kaleci yetiştirme yada futbolcu yetiştirme konusunda. Amaç ne. Birşeyler üretmek mi, başarmak mı, cevherler çıkarmak mı yoksa tamamen başarı elde etmek mi. En basit örneği Fenerbahçe-Leverkusen eşleşmelerinde Berbatov'u izlemiştim. O kadar kolay golleri kaçırdı ki, topları ayağında o kadar top ezdi ki.Adam gerçektten ismini hakketmiş, harbiden "Berbatmış" demiştim. Bir başka örnek Luiz Suarez. Adam şu anda oynadığı maç sayısından daha fazla gol atmış bir adam. Ama maçlarına bakın özellikle geçen sene ki maçlarına öyle goller kaçırıyor ki bizim medyamız "ondan değil golcü adam bile olmaz" derler.
Ama ne yaptı Leverkusen ve Ajax kendi adamlarına sonuna kadar güvenip cevherleri ortaya çıkarma derdine sabrettiler.
İkisi de -ki Leverkusen gerçekleştirdi- büyük fayda ve para kazan-dı-acaklar.

Şimdi soruyorum size. 4 senedir sizinle olan ve 4 sene güvendiğiniz adama 6 ay için niye güvenmezsiniz. Casillas hemen Casillas olmamıştır. Sabretseydiniz bir puan bir maç ne önemi var. Yetiştirseydiniz Korcan'ı ne olacaktı. Verseydiniz kaleyi 10 yıl düşünmeseydiniz. Şimdi ne olacak. Korcan 1.kaleci olacağı günlerin hayalini kuracak mı? tabi ki hayır. Vakti zamanında Fevzi'ye olan şimdi Korcan'a olacak. Ne bekliyoruz ki, bizde hata...
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder